22:36
Yokluğunun dar sokaklarında, ruhum kayıp, gökyüzü avuçlarımda, bir damla olup düşsen, can suyu olsan toprağıma…
00:22
Kendimi anlamak daha zor geliyor bazen,
Ne istediğini bilmeyen biri değildim daha önceleri. Yani kararlarım olurdu ve peşinden giderdim hiç düşünmeden. Ama öyle bir dönemdeyim ki şimdi rüzgar nereye sürüklerse…
Sanki, söylemek benim için zor bunu… Kendimi güçsüz hissediyorum. Elimden biri tutsun istiyorum belkide. Huzur bulabileceğim bir omuza başımı koymak istiyorum. Çok büyük aşklardan söz etmiyorum. Huzur sadece.
Ben ki hiçbir zaman birinin bana destek olmasına izin vermeden ayakta durmaya çalıştım. En zor dönemlerimi tek başıma kalarak atlattım. Ama şimdi gücüm yetmiyor işte.
Yüzümü güldürebilen birinden bahsediyorum. Yanımda olmadığı zamanlarda ya da arayıp ulaşamadığımda, yani ”işim var” dediğinde sorgulamayacağım, güvenebileceğim biri…
Zor değil mi?
Farkındayım.
Bu yüzden bu güçsüzlüğüm… Bu yüzden kararsızlıklarım. Hangi yoldan gideceğimi bilmiyorum.
Ne istediğime de karar veremiyorum ne hissettiğime de…
Ve anladım ki; başkalarını anlamak zor elbet, ama kendini anlayamadığında, kendi içinden çıkamadığında, her şey daha zor oluyormuş.
01:02
uzun zaman oldu
Yazmayalı, konuşmayalı… Aslında hayatımda çok şey birikti; sayamayacağım kadar yalan, saçma sapan sözler ve saçmalıklar… Karaktersiz insanlar.
Ön yargılarımın sadece ortaya atılmış boş fikirler olmadığını anladım. Ve birine biraz da olsa güvenmiyorsanız, herhangi bir sebepten, ondan koşarak uzaklaşmalı. Ben bunu yapamıyorum, bu yüzden hep aldanan taraf olmaya mahkumum. Bu duruma alıştım, asıl katlanamadığım insanlar neden adilik peşinde koşuyor yorulmadan?
Neden hep çıkarları uğruna kendini küçültüyor insanlar, neden kendilerini ucuzlatıyor?
Sanırım bunların cevabını bulamayacağım.
Ben bunları bilmeyi gerçekten isterdim, insanları anlamayı. Ve isterdim ki öğrencilerime derslerden daha önemli bir şeyler anlatayım. Çünkü matematik insanların kafalarındaki küçük hesaplarını çözmeme yetmiyor, fizik ve kimyanın işime yaradığını zaten görmedim ve biyoloji (her ne kadar alanım olsa da) gerçekten sıkıcı.
Neyse, yine çok dağıttım.
Hayatım diyordum. Sanırım hala bir hayatım var. Nefes almakla yükümlü olduğum bir hayat… Duygularımı yavaş yavaş geride bırakıyorum. Sadece öfkeleniyorum insanların yersiz ve yüzsüz davranışlarına.
Ağlamıyorum artık. Oysa duygularını avuçlarına döken bir kadındım bir zamanlar…
Kendime acıyorum ve kızıyorum bazen, ama ben asla karaktersiz olmadım. Bu yüzden içim rahat. Bu yüzden aldığım nefesi verememe korkum yok. Hani ölsem şu an vicdanım rahat.
Sadece bu hissizlik, bu soğukluk… Yakıştıramıyorum kendime.
Neyse;
Hayatım diyordum. Öyle karışmışım ki… Öyle uzaklaşmışım ki kendimden. İnsanları anlamaya çalışırken kendimi dinlemeyi unuttuğum zamanlar oldu.
Hayatım… Bu ara bana ne yabancı kelime.
23:10
Bazi insanlara gercekten uzuluyorum. Kaybetikkleri seylerin degerini asla anlayamayacak kadar aptallar var mesela…
18:12


